Erkan işeri ile söyleşi.
Kitapları yazdınız, yayımlandı ve okurla buluştu. Okurun ilk tepkileri ne oldu ve bunu size nasıl ulaştırdı.?
Erkan İşeri
Yazdığım üç kitap da 2013 yılı Ekim ayında aynı anda piyasaya çıktı. Bunlar Yürekli Robot Rowni 1, Hayalim Messi 1 ve Hayalim Ronaldo 1’ idi. Kitaplar çıkalı bir hafta kadar ancak olmuştu. Bir yazar dostum Sakarya’da kendisiyle aynı gün bana da imza günü ayarlandığını haber verdi. Bu benim ilk imza günüm olacaktı ve kesinlikle kendimi hazır hissetmiyordum. “Daha bir haftalık yazarım, kitabımı kim okudu ki kime ne imzalayacağım?” diye düşünmüştüm. Ayrıca şöyle havalı bir imza modeli bulmak için bile biraz karalama fırsatım olmamıştı. Derken birkaç saatlik çalışma sonucu bir modelde karar kıldım ve ertesi gün yola çıktık. Arabaya bindiğimde, fuarda aynı gün bir sürü popüler yazarın daha imza günü olduğunu öğrenince “Ben ineyim” demiştim. Onların yanında mahcup bir duruma düşeceğim için kaygılanıyordum. İki saatlik yolculuğun ardından fuar alanına vardık. Öyle gösterişli bir fuar değildi, açık AVM gibi bir yerin geniş koridorlarına tezgâhlar yan yana dizilmişti. İsimleri söylemeyeyim, beş altı popüler yazar da yerlerini almış, önlerinde çiçekler, etrafa gülücükler saçıyorlardı ama okur namına kimse yoktu. Toplam on kişiydik. Yedisi yazar, üçü de fuarı düzenleyen arkadaşlar. Derken öylesine bir açılış töreni yapıldı, birbirimizi alkış tufanına tuttuk ve herkes yerine geçti. Fakat komik bir duruma düşmekten çekindiğim için oturmak istemedim. Ayakta dikilerek kitapları incelemek daha iyi bir fikirdi. Dakikalar ilerledikçe etrafa gülücük saçan popüler yazarların yüzleri düşmeye başladı. Kimse yok Rezillik diz boyuydu ama en azından yalnız değilim diye düşünüyordum. Muhabbetler bitmiş, ortam soğuk bir sessizliğe bürünmüştü ki çok neşeli bir kız sesi ortalığı tarumar etti: “Erkan Abiii!” Sekiz-dokuz yaşlarında sevimli bir kız, elinde Yürekli Robot Rowni kitabıyla bana doğru koşuyordu. Doğrusu başlarda bunun bir düzmece olduğunu düşünmüştüm. Şöyle ki; yazarın gönlünü hoş tutmak için fuarı düzenleyenler birilerini bulup ellerine tutuşturdukları kitapla yazara gönderirler. Öyle sandım ama değilmiş. Hepimiz dönmüş ona bakıyorduk. Soluk soluğa kalmıştı. “Büyük hayranınım, az daha yetişemeyeceğim diye çok korktum.” dedi. Şaşkına dönmüştüm. Ona sarılıp “Sen hangi arada kitabı edindin de okumaya başladın?” dedim, “Daha bir hafta bile olmadı.” dedi. Önceki gün alıp aynı gün bitirmiş. Her sayfayı ezbere biliyordu ve sürekli ikinci kitabın ne zaman çıkacağını soruyordu. “Yani tam olarak hangi ay? Doğum günüme yetişir mi?” Ona yaz aylarında yazacağıma ve tam doğum gününde yayımlanacağına dair söz verdim. Şükürler olsun ki öyle de oldu. Yürekli Robot Rowni 2 neşeli kız Emine İdil Sançaklı’nın tam doğum gününde yayımlandı. Sana minnettarım ve seni hiç unutmayacağım. Aldığım ilk tepki buydu, ikinci tepki ise bir hafta sonra yaşandı. Onun hikâyesi de çok ilginç. Bu arada o kitap fuarında imzalanan tek kitap oydu, bu da bana nasip oldu.

Tabii ki diğer anısını da anlatmasını rica ettim. Erkan İşeri ile söyleşi devam ediyor.

Erkan İşeri’nin tüm kitaplarını incelemek ve satın almak için aşağıdaki linke tıklamanız yeterli.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir